
Günlerdir aklımda olan pek çok kişinin saçma bulabileceği bir düşünceyi paylaşmak istiyorum. En nihayet cesaret edebildim yazmaya. Zaten Gong Yoo yu yeni bir yazı konusu yapmak için bahane arıyordum. :) Beni bilen bilir (bilmeyende yakında öğrenir) hayatım boyunca pembe dizileri hafiften aşağı görmüş ama göz ucuyla izlemekten de geri kalmamışımdır. :) Bundan yaklaşık 2,5 yıl evvel Meksika'nın 'Çirkin Betty versiyonunu gördüm ve vuruldum. Sen misin alay eden Allah çarptı işte. Neyse bunun Gong Yoo (-ki bundan sonra kendisi 'Gülüşü içimizi ısıtan adam' olarak anılacaktır :) ) ve Lee Seon Jin (-ki bundan sonra kendisi 'gamzeli gangster' olarak anılacaktır.) ile ne alakası var diyeceksiniz. Güneş altında yayınlanan tüm 'Çirkin Betty' versiyonlarını izlemeye çalışan biri olarak. Asya'nın doğru düzgün bir adaptasyonu olmaması beni hayli üzüyor. Vietnam, Filipinler ve Çin versiyonu var ama hiç birini beğenmedim. Hayalim şudur: Güney Kore'nin birbirinden yakışıklı bu iki aktörü aynı projede buluşsa, bu da 'Kore Çirkin Bettysi' olsa.Lee Seon için Don Fernando rolü mükemmel olur. Kendisini hem sevip hem de aynı anda nefret edebiliriz. Çapkın, sadakatsiz, playboy Don Fernando'nun nasıl değiştiğini ve o 'çirkin kıza' ne kadar âşık olduğunu tüm o duyguları Lee Seon'dan daha iyi kimse yansıtamaz. Üstelik çok yakışıklı olduğu da bir gerçek. Loversda ki rolüyle bir adamın hem buz gibi görünüp hem de içten nasıl alev alev yanabileceğini gösterdi bize.
Gong Yoo yani 'gülüşü içimizi ısıtan adam' da onun en yakın arkadaşı tüm çapkınlıklarında yanında yer alan kendisi de en az onun kadar çapkın olan Don Omar'ı oynasa. Orijinal versiyondakinin aksine Meksika adaptasyonunda Omar da değişip daha iyi bir adam oluyor. Yani hikâyeyi bilmeyenler için söylediklerim saçma sapan gelebilir. Sil baştan anlatmaya da benim halim yok. O yüzden bilenler bilmeyenlere anlatsın bir zahmet :) Güney Kore civarlarında sesimi duyan olsa, bu iki yakışıklıyı aynı dizide oynatsa ne güzel olur. Tadından yenmez valla :) Hatta reyting rekorları bile kırar.
Düşüncesi bile beni heyecanlandırıyor. Ne olur, ne olur altıncı hissi kuvvetli bir yönetmen beni duysun ve bu işe bir el atsın :)















